Uyuşturucu soruşturmasıyla gündeme gelen Şeyma Subaşı, sosyal medya paylaşımlarıyla dikkat çekti. Subaşı, manevi dünyasının kökenlerinin çocukluğuna dayandığını ve 10 yaşından beri namaz kılıp Kur’an okuduğunu dile getirdi. Paylaşımlarının bir oyun olmadığını, bunun yıllardır süregelen bir alışkanlık olduğunu savundu.
Son dönemde adı uyuşturucu soruşturmasıyla anılan ve testleri pozitif çıkan Şeyma Subaşı, bu kez farklı bir konuyla gündemde. Sosyal medya paylaşımlarıyla dikkat çeken Subaşı, hakkında çıkan gözaltı kararı sonrası yaptığı Kur’an-ı Kerim gönderileri nedeniyle çokça eleştirilmişti. Ancak Subaşı, maneviyatının hayatındaki yerinin çocukluk yıllarına uzandığını ve bunun yeni bir durum olmadığını belirtti.
Şeyma Subaşı, kamuoyunu şaşırtan bir açıklama yaparak, “10 yaşımdan bu yana namaz kılıyorum ve Kur’an-ı Kerim okuyorum” dedi. Bu iddia, Subaşı’nın son dönemdeki olaylarla birlikte ortaya koyduğu imajla tezat oluşturması nedeniyle geniş yankı uyandırdı. Bu açıklamayla, yaşadığı süreçte manevi bir arayış içinde olduğu ya da var olan bu yönünü daha görünür kıldığı yorumları yapıldı.
Sosyal medyadaki takipçilerinden gelen ‘En çok hangi peygamberi seviyorsunuz?’ sorusuna da içtenlikle yanıt veren Subaşı, şunları dile getirdi:
“Bu çok derin bir soru gerçekten de ama bunları çok sorduğunuzu biliyorum. Bütün peygamberlerimiz tabii ki de ama Hz. Muhammed’i en çok seviyorum. Peki neden? Merhameti ve çok fazla sabırlı olduğu için.”
Şeyma Subaşı, manevi içerikli paylaşımlarının ‘bir oyun’ olarak algılanmasına sert tepki gösterdi. Bu eleştirilere karşı duruşunu şu sözlerle pekiştirdi:
“Maneviyatıma, benim okuduğum Kur’an’ı ben paylaştığımda bunu neden, nasıl bir oyun olarak algılanabiliyor? Benim çok yakın arkadaşlarım var, bazıları, bir sürü din grubunda olan arkadaşlar beraber kaldığımızda odama girdiklerinde ben mesela başörtülü Kur’an okuyorum. Ya da namaz kılıyor olurum. Bu arada bunu senelerdir ben paylaşırım. Sanki bu olaylardan sonra yeni paylaşıyorum gibi yaptınız, algıladınız.”
Subaşı, bu açıklamalarıyla manevi yaşantısının uzun yıllardır var olduğunu ve yaşadığı son olaylarla ilişkilendirilerek çarpıtıldığını ima etti. Yaptığı paylaşımların bir dönemsel tepki veya rol değil, hayatının doğal bir parçası olduğunu vurguladı.
Subaşı, aile ortamında da bu tür konuların samimiyetle ele alındığını belirterek, akademik havadan uzak, sıcak sohbetlere vurgu yaptı.
“Mesela geçenlerde benim yengemle amcama gittik ve benim yengem amcam hacılardır. O kadar güzel muhabbet dönüyordu ki ya hem din konuşuyoruz, hem politika konuşuyoruz, dedikodu diye bir şey yok ama böyle inanılmaz bir zekâ, inanılmaz bir muhabbet dönüyor bütün aile ve sülalemizde. O kadar güzeldik yani, oraya bir tane kamerayı koy ve bizi dinle. O kadar diyorum size.”
Bu açıklamalar, Subaşı’nın kamuoyundaki ‘eğlence dünyası figürü’ algısının ötesinde, derin bir manevi yaşam ve entelektüel sohbetlere olan ilgisini de gözler önüne serdi. Subaşı’nın bu yeni yüzü, hem destekçileri hem de eleştirenleri arasında yeni tartışmaların kapısını araladı.
Muhtemel.net, ziyaretçilerine Gündem, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Magazin, Sağlık, Spor, Teknoloji ve Yaşam gibi çeşitli kategorilerde zengin içerikler sunan bir platformdur. İlginizi çeken konularda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi keşfedin.