Türkiye’nin genç ve dinamik savunma sanayii şirketlerinden SKYDAGGER, kamikaze dron ve İHA’larıyla savaşın seyrini değiştiriyor. Global pazarda hızla yükselen firma, FPV dron üretiminden KIZILELMA’dan atılabilen sistemlere kadar birçok alanda çığır açıyor.
Savaş meydanları artık eskisi gibi değil. Milyon dolarlık devasa uçakların ya da zırhlı tankların belirleyici olduğu günler geride kaldı. Günümüzün çatışma bölgelerinde oyun kurucu, esnek, maliyet etkin ve yıkıcı güce sahip dronlar ile kamikaze İHA’lar. İşte tam da bu noktada, Türkiye’nin savunma sanayiindeki genç ve dinamik oyuncularından SKYDAGGER, adeta bir kasırga gibi yükseliyor ve kısa sürede küresel arenada ses getiren başarılara imza atıyor.
TRT Haber ekibi, SKYDAGGER’ın İstanbul’daki üretim tesislerini yakından inceleme fırsatı buldu. Genel Müdür Mehmet Öztekin ile yapılan keyifli söyleşide, Türkiye’nin bu alandaki mevcut gücü ve geleceğe dair sınırsız potansiyeli masaya yatırıldı.
Mehmet Öztekin, SKYDAGGER’ın kuruluş felsefesini tek cümleyle özetliyor: Sahadaki askerin yükünü hafifletecek, operasyonel üstünlük sağlayacak kamikaze dronlar üretmek. Türkiye’nin bu alanda kat ettiği mesafe gerçekten etkileyici. Öztekin’in Avrupa başkentlerindeki gözlemleri de bu durumu teyit ediyor: Piyasada somut ürün sunabilen ülke sayısı oldukça az. Avrupa ülkelerinin saha tecrübesi eksikliği, onları kaçınılmaz olarak Ankara’nın kapısını çalmaya itecek.
SKYDAGGER’ın ihracat karnesi şimdiden göz kamaştırıcı. Öztekin, geçtiğimiz yılın sonu itibarıyla 15 ülkeye ihracat yaptıklarını gururla belirtiyor. Bu yıl 4 yeni ülkeyle daha anlaşma imzalanması hedefleniyor ve 2026’nın sonuna kadar 20 ülkeye ulaşma vizyonu kararlılıkla sürdürülüyor. SKYDAGGER, kendine özgü üretim modeliyle sektörün en önemli aktörlerinden biri olmayı başardı.
Mehmet Öztekin’in sadece Avrupa’dan gelecek siparişlere odaklanmadığı açık. Onun vizyonu çok daha geniş: 2027 yılında Türkiye’nin FPV (Gözlükle pilot tarafından anlık yönetilen) dronlar konusunda dünyanın merkezi haline gelmesi. Avrupa’daki fahiş maliyetler ve Çin gibi dev üreticilerin “toptancı” yaklaşımına karşı, Türkiye’nin sunduğu ucuz, son derece etkili ve adeta terzi işi dronlar, küresel pazarda büyük bir boşluğu dolduruyor.
Öztekin, SKYDAGGER’ın dünyada hem patlayıcıyı hem de dronu aynı anda üretebilen tek firma olduğuna dikkat çekiyor. “Başlangıçta yıllık 30 bin dron üretme hedefimiz vardı. Şimdi bu rakamı dört katına çıkarıyoruz, yaklaşık 120 bin dron üreteceğiz,” diyor ve ekliyor: “2025 sonu, 2026 başı itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine de girdik. Aldığımız geri dönüşler inanılmaz derecede olumlu.”
Geçtiğimiz hafta gerçekleşen SKYDAGGER testlerinde dikkat çekici bir detay vardı: Baykar’ın KALKAN DİHA‘sından bırakılan SKYDAGGER dronları. Bu görüntü, Mehmet Öztekin ile sohbetimizde önemli bir başlık oldu.
“KALKAN DİHA’dan dronu bırakmamız, hem dronumuz hem de KALKAN DİHA için ciddi bir kabiliyet artışı anlamına geliyor,” diye açıklıyor Öztekin. Bir hava aracından dron fırlatabilmek, menzil kısıtlamalarını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Bu, aynı zamanda KALKAN DİHA gibi platformlar için de büyük bir avantaj; zira bu platformu satın alan ülkeler, dron atışı yeteneğini de kazanmış oluyorlar.
Yakın gelecekte BAYRAKTAR KIZILELMA, TB-2, TB-3 ve AKINCI gibi stratejik platformlardan da SKYDAGGER dronlarının bırakılacağını müjdeleyen Öztekin, özellikle TB-3’ün gemiden kalkabilme yeteneği düşünüldüğünde, bu entegrasyonun muazzam bir kabiliyet çarpanı yaratacağının altını çiziyor. KIZILELMA dahil hava platformlarından salınacak SKYDAGGER sürüleri, düşmanı aynı anda onlarca, hatta yüzlerce kamikaze İHA ile baş başa bırakacak ve savunma sistemlerini kilitleyecek.
Dronlara karşı savunma stratejileri de hızla gelişiyor; ağlardan elektronik karıştırma sistemlerine kadar birçok farklı çözüm mevcut. Bu dinamik ortamda, fiber optik kablolu FPV dronlar bambaşka bir seviye sunuyor. Mehmet Öztekin, SKYDAGGER’ın bu alandaki farkını şöyle açıklıyor:
“Çin gibi büyük üreticiler genellikle 10, 15, 20 kilometre gibi sabit kablo uzunlukları sunuyor. Ama siz 3 kilometrelik bir operasyon yapacaksanız, gereksiz yere daha uzun bir kablo taşımak zorunda kalırsınız. Bu da ağırlık demek, daha düşük menzil ya da daha az patlayıcı kapasitesi demek.”
SKYDAGGER ise burada “terzi işi” bir yaklaşım benimsiyor. “Özel operasyonlar için tam da ihtiyaca uygun kablo uzunlukları sağlıyoruz. Böylece ne patlayıcı kapasitesinden ne de menzilden ödün vermek zorunda kalıyorsunuz,” diyerek farklarını ortaya koyuyorlar.
Rusya-Ukrayna savaşı, dronların yanı sıra kamikaze İHA’ların da savaş doktrinlerindeki yerini pekiştirdi. SKYDAGGER, bu alanda da kolları sıvamış durumda. Mehmet Öztekin, ilk ürünlerinin başarılı testlerini büyük bir heyecanla paylaşıyor:
“Dronlarımızın yanı sıra, bir süredir kamikaze İHA çalışmalarımız da sürüyordu. Geçtiğimiz günlerde Kamikaze İHA TOYCA 05’in ilk gerçek patlayıcılı testlerini gerçekleştirdik. Sonuç muhteşemdi! Küçücük bir hedefi tam ortasından başarıyla vurduk.“
TOYCA 05’ten farklı olarak iki ayrı sabit kanatlı ürün daha geliştirdiklerini belirten Öztekin, toplamda üç farklı sabit kanatlı İHA sistemi ve beş ayrı döner kanatlı kamikaze dron sistemi ortaya çıkaracaklarını müjdeliyor. Sabit kanatlı sistemlerde 25 kilometreden başlayıp 100 kilometreye kadar uzanan menzil hedefleri var. “Yakın zamanda bu alanda çok önemli müjdeler vereceğiz,” diyerek sözlerini noktalıyor. TOYCA 05 Kamikaze İHA, zorlu gerçek saha testini başarıyla tamamladı.
Muhtemel.net, ziyaretçilerine Gündem, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Magazin, Sağlık, Spor, Teknoloji ve Yaşam gibi çeşitli kategorilerde zengin içerikler sunan bir platformdur. İlginizi çeken konularda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi keşfedin.