Mardin Nusaybin’de Türk bayrağına yönelik çirkin saldırı, siyaset gündemine bomba gibi düştü. MHP lideri Devlet Bahçeli, bu olayı “provokasyonların en ağırı” olarak nitelendirerek hem sorumluları işaret etti hem de “Terörsüz Türkiye” hedefinden taviz verilmeyeceğini vurguladı.
Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaşanan ve Türk bayrağına yönelik çirkin bir saldırıyla ülke gündemine oturan olay, siyasi tartışmaları alevlendirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı bir açıklamayla bu duruma sert tepki gösterdi, olayın ardındaki karanlık yüzlere dikkat çekti ve “Terörsüz Türkiye” hedefine giden yoldaki engelleri dile getirdi.
“Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefiyle atılan adımlar hız kazanırken, bu huzur ve barış rüzgarını sekteye uğratmak isteyenlerin provokasyonları da tehlikeli bir ivme kazanıyor. Bahçeli, bu gerilimi körükleyenlerin, mayası ve meşrebi lekeli çevreler olduğunu vurguladı.
Terörü ve terör örgütlerini bir araç gibi kullanan, arkasında tanıdık bazı ülkelerin de bulunduğu hasım çevrelerin, Türkiye’nin ve bölgenin istikrar arayışlarından rahatsızlık duyduğu aşikar. Anadolu coğrafyası ile Ortadoğu ve Afrika’da zulüm senaryolarıyla hegemonya peşinde koşan, bölücü odakları besleyip kışkırtan karanlık bir zihin, kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini tasarlıyor. Ancak “Terörsüz Türkiye” hedefiyle bu zalim planın bertaraf edileceği, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı gün gibi ortada.
Mardin’in Nusaybin ilçesinde, geçişe kapalı sınır kapısını zorlayarak açmaya çalışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı, bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak hafızalara kazındı. Bahçeli, bu çirkin olayın baş sorumlusu olarak Nusaybin’de grup toplantısı düzenleyen DEM Parti’yi ve konuşma yapan eşbaşkanları gösterdi.
Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın; ciddiyetten, nezaketten ve vicdani duyarlılıktan uzak pervasız konuşmalarının, mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice artırdığı bir gerçek. Yaşanan gelişmeler, milletimiz ve ülkemiz adına kaygı verici boyutlara ulaşıyor. “Terörsüz Türkiye” yolculuğunun kritik aşamalarında dil, üslup ve zihniyet sorunlarının yoğunlaşması, ne yazık ki gerilimi tırmandırıyor, umutları baltalıyor.
Bahçeli, DEM Parti’ye net bir soru yöneltti: “PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır?” Bu sorular, partinin duruşunu netleştirmesi adına bir mihenk taşı niteliğinde.
Suriye’nin iç istikrar mücadelesini ve toprak bütünlüğünü ırkçı bir anlayışla karalamak, tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetlilik. Bahçeli, DEM Parti’nin Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, Siyonizm’in değirmenine su taşımaktan ve küllenen ateşi karıştırmaktan derhal vazgeçmesi gerektiğini belirtti. Nusaybin-Kamışlı sınır hattında devreye giren Siyonist-emperyalist kumpasla al bayrağımızın şerefsizce indirilişinin ardında, kapalı devre işleyen bir istihbarat operasyonu olduğundan kimsenin şüphe etmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Türk bayrağı, bağımsızlığımızın timsali, şehitlerimizin örtüsü, milli birlik ve beraberliğimizin sarsılmaz simgesidir. Bayrağımıza musallat olmakla kalmayıp bu alçaklığa akıl hocalığı yapan, plan ve tatbik safhasında aktif rol oynayan kim varsa en ağır şekilde cezalandırılmalı, istihbarat servisleriyle bağlantıları da şeffaf bir şekilde araştırılıp açıklanmalıdır.
Meselenin şakaya gelir yanı, hafife alınacak bir tarafı yoktur. Türk bayrağı demek, Türk milleti demektir; Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir. Herkes aklını başına almalı. Sabır ve sinirleri tahrip etmenin sonu hiç kimseye bir şey kazandırmayacak, bilakis uzatılan elin bir anda kalkan bir yumruğa dönüşebileceği unutulmamalı.
“Terörsüz Türkiye” yolculuğu, provokasyonlara karşı son derece dikkat ve uyanıklık gösterilerek devam etmeli. Ancak bu bahane altında milli onurumuzla oynamaya cüret edenlere, milli ve manevi değerlerimizi tartışmaya açmak için fırsat kollayanlara karşı amansız bir mücadele ruhuyla göğüs gerileceği herkesçe bilinmeli. Bahçeli, ay yıldızlı al bayrağımıza uzanan pis elleri, iğrenç emelleri ve ilkesiz terörist sevicileri tüm benliğiyle kınadığını ve lanetlediğini ifade etti.
SDG/YPG bir terör örgütüdür ve Kürt kardeşlerimizi asla temsil edemez. Sonuç olarak Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamıyla arındırılmalıdır. İşte o gün, bugündür.
Muhtemel.net, ziyaretçilerine Gündem, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Magazin, Sağlık, Spor, Teknoloji ve Yaşam gibi çeşitli kategorilerde zengin içerikler sunan bir platformdur. İlginizi çeken konularda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi keşfedin.