Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda emeklilere müjde, gençlere istihdam fırsatları ve Suriye’deki son gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özellikle şanlı bayrağımıza uzanan kirli ellere sert tepki göstererek, ‘O hainlerden mutlaka hesabını soracağız!’ dedi.
AK Parti grup toplantısında kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yüreği dolu selamlarla konuşmasına başladı. Ekran başında heyecanını paylaşan tüm vatandaşlara muhabbetlerini gönderen Erdoğan, toplantıyı onurlandıran misafirlerine de tek tek teşekkür etti. Bu samimi hava, 86 milyonun umutlarını yeşertirken, kendilerinin de azmini perçinlediğini dile getirdi. Erdoğan, millet hizmet yolunda dayanışmanın daim olmasını ve bu kutlu yoldan son nefeslerine kadar ayrılmamayı diledi.
Meclis çalışmalarının yoğun tempoda devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak milletin emanetine sıkı sıkıya sahip çıktıklarını vurguladı. Muhalefetin ‘uzlaşmaz’ ve ‘hukuk tanımayan’ tavırlarına karşın, sabır ve sağduyu ile hareket ettiklerini söyledi. CHP’nin ‘jet sosyetesi’nin milletin ve emeklinin derdiyle dertlenmediğini, herkesin bildiği bir sır olmadığını açıkça ifade etti. Kendi personeli alın teri dökerken, ‘tropikal adalarda sefa sürenlerin’ şov peşinde koştuğunu, milletin ve emeklinin bunu çok iyi anladığını aktardı. Erdoğan, milletin kendilerinin samimiyetini ve iyi niyetini de çok iyi bildiğini dile getirdi.
Meclis gündeminde, en düşük emekli aylığını 20 bin liraya taşıyacak kanun teklifinin görüşmelerinin başladığını duyurdu. Bu teklifin en kısa sürede yasalaşacağına inancını dile getiren Cumhurbaşkanı, yürürlüğe girmesiyle birlikte en düşük emekli aylığının 3 bin 319 lira artışla 20 bin liraya yükseleceğini belirtti. Bu rakamın 2002’de yalnızca 66 lira (40 dolar) olduğunu hatırlatarak, gelinen noktayı gözler önüne serdi. Yeni düzenleme ile en düşük emekli aylığı 480 dolara ulaşmış olacak.
Kasım 2002’de asgari ücretin 184 lira olduğunu ve o dönemde en düşük emekli aylığının asgari ücretin sadece üçte biri kadar olduğunu anımsatan Erdoğan, bugün ise asgari ücretin yüzde 70’ini aşan bir seviyeye ulaşıldığının altını çizdi. Emekli sayısının 6,5 milyondan yaklaşık 17 milyona çıkmasına rağmen bu adımların atıldığını ekledi. Elbette tüm sorunların çözüldüğü iddiasında olmadıklarını, özellikle kira ve hayat pahalılığı gibi konulardaki sıkıntıların farkında olduklarını söyledi. 500 bin sosyal konut hamlesi gibi projelerle konut arzını artırarak bu sorunlara çözüm üretmeye çalıştıklarını ifade etti. Emeklilerin kendileri için baş tacı olduğunu, her türlü hizmete layık görüldüğünü ve bütçe imkanları genişledikçe taleplerini yerine getirmeye devam edeceklerini belirtti.
Konuşmasında gençlere verilen iki önemli müjdeyi de hatırlatan Erdoğan, ilk olarak burs ve kredi oranlarında yapılan artışları duyurdu. 2002’de 45 lira olan burs ve kredi tutarının, ödemelerin artık aylık yapılmasıyla birlikte sürekli iyileştirildiğini belirtti. Geçen yıl üniversite öğrencilerine 34 milyar 14 milyon lira destek ödendiğini aktaran Cumhurbaşkanı, 2026 yılında kredi ve burslarda yüzde 33 artışla lisans öğrencilerinde 4 bin liraya, yüksek lisans öğrencilerinde 8 bin liraya, doktora öğrencilerinde ise 12 bin liraya yükseltildiğini müjdeledi.
Bir diğer ‘GÜÇ’lü müjde ise Gençliğin Üretim Çağı programı oldu. Önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla genci istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağın bu programa tahsis edileceğini açıkladı. Bu sayede öğrencilerin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek lisesi mezunlarının iş hayatına yönlendirileceği ve yeni mezunların ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemin gençlere sunulacağını ifade etti. Kendilerinin gençlerin yanında olduğunu, onlara destek verdiğini belirtirken; ana muhalefetin gençleri ‘istismar ettiği’ ve ‘paravan olarak kullandığı’ eleştirisini getirdi. Geçmişteki olayları hatırlatarak, gençleri umutsuzluğa sürüklemek isteyenlere asla fırsat vermeyeceklerinin altını çizdi.
Ülke, bölge ve dünya genelindeki önemli gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Erdoğan, Suriye’deki duruma özel bir parantez açtı. Suriye’nin kuzey ve doğusunu ‘işgal eden’ SDG adındaki yapının, geçen yılki 10 Mart mutabakatına uymadığını hatırlattı. Bu yapının silahlarını bırakıp işgal ettiği yerleri Suriye Hükümeti’ne teslim etmesi gerekirken, uzlaşmaz bir tutum sergilediğini aktardı. Aralık ayında Şam Hükümeti ile yapılan müzakerelerin de SDG’nin ‘uzlaşmaz’, ‘zamana oynayan’ ve sürekli ‘el yükselten’ tutumu nedeniyle olumsuz sonuçlandığını ifade etti.
SDG’nin bu maksimalist tavrının değişmediğini belirten Cumhurbaşkanı, Suriye Ordusu’nun ocak ayının ikinci haftasında güvenlik güçlerine yönelik saldırılar akabinde haklı ve meşru biçimde operasyonlar düzenlediğini açıkladı. Halep ve Fırat’ın doğusundaki toprakların Suriye Ordusu tarafından ‘illegal silahlı unsurlardan’ temizlendiğini bildirdi. Türkiye olarak başından beri toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz tek bir Suriye Devleti’nin varlığını savunduklarını yineleyen Erdoğan, ülkenin güney sınırlarında Türkiye’nin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya asla rıza göstermeyeceklerini defalarca ilan ettiklerini söyledi. Son haftalardaki başarılı operasyonlardan dolayı Suriye Hükümeti’ni, Suriye Ordusu’nu ve kardeş Suriye halkını tebrik etti. Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük memnuniyet duyduklarını, daha fazla kan akmadan meselenin kalıcı biçimde çözülmesini temenni ettiklerini dile getirdi.
Terör örgütünün provokasyonlara başvurmasının ‘intihar’ anlamına geleceğini belirten Erdoğan, Nusaybin-Kamışlı sınırında şanlı bayrağımıza yapılan alçakça saldırıya sert tepki gösterdi. Bayrağımıza uzanan ‘o kirli elleri mutlaka bulacaklarını’ ve bu ‘hainlerden hesabını soracaklarını’ net bir dille ifade etti. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarının gerekli tahkikatları başlattığını, ihmali veya kusuru olan kim varsa gerekenin yapılacağını söyledi. Cumhurbaşkanı, Suriye’deki Kürtlerin ‘öz be öz kardeşleri’ olduğunu dile getirerek, önceki rejim altında ne tür baskılara maruz kaldıklarını en iyi kendilerinin bildiğini belirtti. 2008 yılından itibaren başbakanlığı dönemindeki tüm görüşmelerinde Kürt kardeşlerinin haklarını ısrarla dile getirdiklerini vurguladı. Kimse bu konuları konuşmazken, kendilerinin açık açık muhataplarına ilettiğini hatırlattı. DEAŞ ve terör örgütlerinin Kürt çocuklarını çatışmalara sürdüğünü ve masum Kürt çocuklarının kanı üzerinden kendi çıkarını gözettiğini söyledi. Yeni Suriye Hükümeti’nin ise Kürtlere kucak açtığını, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını teslim ettiğini ifade etti. 16 Ocak’ta açıklanan deklarasyonun, Suriye’deki Kürt kardeşlerinin Suriye Devleti’ne eşit ve adil katılımını esas alan tarihi bir irade beyanı olduğunu belirtti.
Erdoğan, Türkiye’nin hiçbir ülkenin topraklarında gözü olmadığını, hiçbir ülkenin iç işlerine karışmadığını ancak ülkesinin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyeceğini yineledi. Milli İstihbarat Teşkilatı, Dışişleri Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere tüm kurumlarla gelişmeleri hassasiyetle izlediklerini kaydetti. Dün Amerikan Başkanı Sayın Trump ile verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve DEAŞ’la mücadele dahil birçok kritik konuyu istişare ettiklerini aktardı. Suriye’nin kendi zenginliklerinin kendi halkı için kullanılacağını, refahın hızla yükseleceğini ve tüm Suriye vatandaşlarının refahtan eşit şekilde pay alacağını öngördüğünü söyledi. Terörün, şiddetin ve silahın devreden çıkmasıyla birlikte her meselenin siyaset zemininde, masada konuşularak çözüme kavuşturulacağını vurguladı.
Türkiye’deki Kürt kardeşlerinin, tamamen yalan ve çarpıtma üzerine kurulu bir propagandayla kışkırtılmaya çalışıldığını gördüklerini belirten Erdoğan, bu oyunlara gelmemeleri gerektiğini, çağrıların ve tahriklerin gerçek niyetini görerek suhuletle, sağduyuyla, basiretle ve ferasetle davranmalarını rica etti. Terör örgütü ile Kürt kardeşlerinin ayrı olduğunu yineleyen Cumhurbaşkanı, kimsenin Kürtlerin iradesini ipotek altına alamayacağını söyledi. ‘Terörsüz Türkiye’ projesiyle kardeşliği, muhabbeti, kucaklaşmayı ve huzuru artırma gayretinde olduklarını kaydetti. Cumhur İttifakı olarak bu milletin 40 yıldır kanayan yarasını sarmanın samimi mücadelesini verdiklerini dile getirdi. Suriye’deki Kürt kardeşlerinin haklarının yeni yönetim tarafından teslim edilmesiyle tam entegrasyonun sağlanacağını ve Suriye’nin istikrara kavuşmasının en çok Suriye Kürtlerini rahatlatacağını belirtti. Geleceğin Türkler, Türkmenler, Kürtler, Araplar ve diğer tüm kardeşler için kardan daha aydınlık olacağını söyledi.
Erdoğan, hiç kimsenin endişeye kapılmamasını, karamsar olmamasını özellikle rica etti. Türkiye Cumhuriyeti dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına gerek olmadığını vurguladı. AK Parti ve Cumhur İttifakı güçlü olduğu sürece Kürt kardeşlerine haksızlık yapılmasına asla izin vermeyeceklerini ifade etti. Halepçe Katliamı’ndan Ayn el-Arap’taki saldırılara kadar en zor zamanlarında Kürt kardeşlerine sahip çıktıklarını hatırlattı ve böyle bir durumun tekrar yaşanması halinde aynı tavrı tereddüt etmeden sergileyeceklerini belirtti. Esas olanın bölünme değil birleşme, dağılma değil muhabbetle kucaklaşma olduğunu söyledi. Türklerin, Kürtlerin, Arapların tarihte olduğu gibi ‘tek yürek’ olup, bölgenin sorunlarını beraber çözeceğini belirtti. Ortak şemsiyelerinin İslam kardeşliği olduğunu vurgulayan Erdoğan, Mevlana’nın meşhur hikayesinden esinlenerek, farklı isimler kullansalar da ‘aynı yolun yolcuları, aynı gönül dilini konuşanlar’ olduklarını ifade etti. Kardeşliğin arasına sızan terörü çekip çıkaracaklarını, gönül diliyle konuşup sorunları kendilerinin çözeceklerini kaydetti. İçerden ve dışarıdan körüklenen hiçbir fitne girişimine prim vermeden, soğukkanlılığı muhafaza edeceklerini söyledi. Bu hassas günlerde herkesi, özellikle de siyasetçileri ve basın mensuplarını sorumlu davranmaya davet eden Cumhurbaşkanı, sosyal medyada körüklenen nefret iklimine karşı herkesin dikkatli olması gerektiğini belirtti. En küçük bir hatanın ciddi sonuçlar doğurabileceği bir süreçten geçildiğini ifade ederek, Kürt vatandaşlar başta olmak üzere milletin her ferdinden ve sınır ötesindeki Kürt kardeşlerinden bu hassasiyeti anlamalarını rica etti. Konuşmasını, kardeşliğin daim olması ve muhabbetin artması dileğiyle sonlandırdı.
Muhtemel.net, ziyaretçilerine Gündem, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Magazin, Sağlık, Spor, Teknoloji ve Yaşam gibi çeşitli kategorilerde zengin içerikler sunan bir platformdur. İlginizi çeken konularda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi keşfedin.