Türk bilim insanları, onuncu Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında Beyaz Kıta’daki Horseshoe Adası’na ulaşarak iklimden jeolojiye uzanan geniş bir yelpazede kritik araştırmalara başladı. Ekip, Dismal Adası’ndaki GNSS istasyonunun bakımını da başarıyla tamamladı.
Türk bilim dünyasının cesur temsilcileri, onuncu kez Beyaz Kıta’nın kalbine, Antarktika’ya ulaştı! Tam 11 gün süren meşakkatli bir deniz yolculuğunun ardından, 68 güney enlemindeki Horseshoe Adası’nda bulunan Türk Bilimsel Araştırma Kampı’na, yani kendi ‘evlerine’ vardılar.
Bu yılki destansı seferde, 16’sı Türk, 1’i Bulgar toplam 17 araştırmacı, birbirinden kıymetli bilimsel çalışmalara imza atacak. Canlı bilimlerinden yaşam döngülerine, fiziki bilimlerden yerküre araştırmalarına kadar geniş bir yelpazede projeler yürütecekler. Özellikle iklim değişikliğinin küresel etkilerini gözlemlemek adına buz ve su örnekleri (göl ile denizel alanlardan) toplanacak, detaylı analizler yapılacak. Ayrıca, sucul ekosistemlerdeki biyolojik çeşitliliğin izi sürülecek, jeoloji ve yakın uzay alanlarında da değerli veriler derlenecek.
Bilim insanlarının yaklaşık bir ay boyunca yaşam alanı olacak ‘Sola’ isimli gemi, King George Adası’ndan başladığı serüvenini yaklaşık dört gün sonra tamamlayarak Horseshoe Adası’ndaki Lystad Körfezi açıklarına demir attı. Kamp alanına botlarla ulaşan ekip, gelenekselleşen bir coşkuyla Türk bayrağını göndere çekti ve hep birlikte İstiklal Marşı’nı okudu. Bu anlar, Türkiye’nin bilime olan adanmışlığının Antarktika’daki gururlu bir izdüşümü oldu.
10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi lideri Prof. Dr. Ersan Başar, aynı bölgeye tam on yıldır aralıksız sefer düzenlemenin eşsiz bir gurur vesilesi olduğunu vurguladı. Başar, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Burada yine bilimsel çalışmalarımıza devam edeceğiz. Deniz bilimlerinden buzul bilime, atmosfer bilimlerinden yer bilimlerine kadar geniş bir yelpazede projelerimiz var. Onuncu kez Antarktika’da olmak, Türkiye’den 14 bin kilometre uzakta olsak da burayı kendi evimiz gibi hissetmemizi sağlıyor. Bu, gerçekten mutluluk verici!”
Seferin ilk etabı, King George Adası’ndan başlayan deniz yolculuğunun üçüncü gününde Dismal Adası’na varılmasıyla tamamlandı. Bransfield, Gerlache, Neumayer, Lemarie, Penola, Grandidier, Gunnel ve Barlas kanalları gibi zorlu geçitlerden geçilerek ulaşılan bu kritik noktada önemli çalışmalar yürütüldü.
Dismal Adası’nda tam altı yıl önce kurulan Küresel Konumlandırma Sistemi (GNSS) istasyonunun bakım ve onarım çalışmaları başarıyla tamamlandı. Ayrıca, istasyonda biriken değerli veriler yedeklenerek bilim dünyasına kazandırıldı. Prof. Dr. Ersan Başar, bu çalışmanın önemine dikkat çekerek, “Harita Genel Müdürlüğü’ne (HGM) bağlı GNSS istasyonunun bakımı ve yeni sistemlerin kurulumu için buradaydık. Sistem sorunsuz çalışmaya devam ediyor, bu da bizleri memnun etti” dedi.
Harita Genel Müdürlüğü (HGM) personeli Astsubay Kıdemli Çavuş Muharrem İspekter ise, Dismal Adası’nda altıncı kez görev yapmanın deneyimiyle, “Buradaki sabit Küresel Konumlandırma Sistemi İstasyonumuzun bakım ve onarımını gerçekleştirdik. Zorlu iklim koşullarına rağmen sürdürülebilirliğini temin ediyoruz. Topladığımız verilerle bölgedeki tektonik hareketleri inceliyoruz. Dismal Adası sonrası Horseshoe Adası’ndaki yedi adet yersel jeodezik noktamızda da statik ölçümlerimiz devam edecek. Bu ölçümler, bölgenin dinamiklerini anlamak adına hayati bir önem taşıyor” şeklinde konuştu.
Bilim insanları, gemi seyri boyunca sadece bilimsel verilere odaklanmadı; aynı zamanda Güney Kutbu’nun eşsiz doğal güzelliklerine de tanıklık ettiler. Göz alıcı buzdağları, devasa buzullar ve penguenlerden foklara kadar uzanan Güney Kutbu canlıları, bu olağanüstü yolculuğun unutulmaz karelerini oluşturdu.
Muhtemel.net, ziyaretçilerine Gündem, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Magazin, Sağlık, Spor, Teknoloji ve Yaşam gibi çeşitli kategorilerde zengin içerikler sunan bir platformdur. İlginizi çeken konularda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi keşfedin.