Uzman Dr. Beyza Pehlivan Kılıç, çocuklarda iştahsızlık algısının çoğu zaman yanlış olduğunu belirtti. Büyümesi normal çocuklarda endişeye gerek yok.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Beyza Pehlivan Kılıç, ebeveynlerin en sık kaygılandığı konulardan biri olan çocuklarda iştahsızlık algısına açıklık getirdi. Dr. Kılıç, her az yiyen çocuğun gerçekten iştahsız olmadığını vurgulayarak, çocuğun büyümesi normal seyrediyorsa endişe edilmemesi gerektiğini belirtti. Bu durumun çoğunlukla gelişimsel bir beslenme davranışı olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Dr. Kılıç, çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimi için yeterli ve dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını hatırlattı. Ancak beslenmede yetersizliğe yol açan iştahsızlık durumunun her zaman klinik bir sorun olmadığını ekledi. Çocuğun beklenen miktardan az yemesine rağmen büyüme eğrilerinin normal seyretmesi, gerçek bir iştahsızlık belirtisi değildir.
Tıbbi olarak iştahsızlığın, çocuğun yaşına ve büyüme gereksinimlerine uygun besin tüketmemesi ve buna bağlı kilo alımının yavaşlaması veya durması olarak tanımlandığını belirten Uzm. Dr. Kılıç, bu durumun en sık 1-3 yaş grubunda görüldüğünü aktardı. Bebeklik dönemindeki hızlı büyümenin ardından bir yaşından sonra büyüme hızının yavaşlamasıyla birlikte besin ihtiyacının azaldığını dile getirdi. Bu fizyolojik değişim, çocukların iştahında doğal bir düşüşe neden olabilir.
Ailelerin “çocuğum hiçbir şey yemiyor” şikâyetleriyle başvurduğu vakaların önemli bir kısmında tıbbi bir iştahsızlık saptanmadığını ifade eden Dr. Kılıç, çocuğun enerjik olması, gelişiminin normal seyretmesi ve boy-kilo eğrilerinin yaşına uygun olması durumunda endişelenmeye gerek olmadığını vurguladı. Önemli olanın çocuğun büyüme ve gelişiminin sağlıklı ilerlemesi olduğunu belirtti. Bu gibi durumlarda bilinçli bir yaklaşım geliştirilmesi ve gerekirse çocuk hekimine başvurulması önerildi.
Uzm. Dr. Kılıç, bazı durumlarda iştahsızlığın altta yatan bir sağlık sorununa işaret edebileceğini de kaydetti. Demir eksikliği, bağırsak parazitleri, kronik enfeksiyonlar, reflü, gıda intoleransları, vitamin ve mineral eksiklikleri, kabızlık ve psikolojik stres gibi nedenlerin iştahsızlığa yol açabileceğini aktardı. Bu nedenle, uzun süreli ve büyümeyi olumsuz etkileyen iştahsızlık durumlarında mutlaka tıbbi araştırmanın yapılması gerektiğini vurguladı.
Yemek saatlerinde uygulanan hatalı yöntemlerin durumu daha da zorlaştırabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Kılıç, ödül, ceza veya zorla yedirme gibi yaklaşımların yemek zamanını çocuklar için stresli bir deneyime dönüştürebileceğini söyledi. Bu durumun çocuğun kendi açlık ve tokluk sinyallerini tanımasını engellediğini ve ilerleyen yaşlarda sağlıksız yeme davranışlarına zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Günümüzde yaygınlaşan ekran karşısında beslenme alışkanlığının da risk oluşturduğunu ifade eden Dr. Kılıç, tablet veya televizyon karşısında yemek yiyen çocukların genellikle ne kadar yediklerinin farkına varamadığını dile getirdi. Bu durumun doyma hissini algılamakta zorluk yaratabileceğini ve uzun vadede aşırı yeme, obezite ile sindirim sistemi sorunları riskini artırabileceğini ekledi.
Piyasada bulunan iştah açıcı ürünler konusunda aileleri uyaran Uzm. Dr. Kılıç, bitkisel veya kimyasal içerikli çoğu ürünün bilimsel etkinliğinin sınırlı olduğunu belirtti. Hekim önerisi olmadan kullanılan bu tür ürünlerin gereksiz ilaç kullanımına ve olası yan etkilere yol açabileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle, iştah açıcı ürünlerin kullanımının mutlaka çocuk doktoru kontrolünde yapılması gerektiğini vurguladı.
Muhtemel.net, ziyaretçilerine Gündem, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Magazin, Sağlık, Spor, Teknoloji ve Yaşam gibi çeşitli kategorilerde zengin içerikler sunan bir platformdur. İlginizi çeken konularda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi keşfedin.