Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Libya askeri heyetini taşırken düşen uçağın ses kayıtlarının sırrını çözdüklerini duyurdu. Kritik kokpit görüşmeleri, art arda yaşanan jeneratör arızaları ve kuleyle son anlara dair çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. Ayrıca, 6 Şubat depremlerinin vurduğu bölgelerdeki devasa ulaşım yatırımlarına da değinildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, uzun süredir merak edilen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran Ankara’da düşen uçağa ilişkin kara kutu inceleme sonuçlarını nihayet paylaştı. Libya askeri heyetini taşıyan uçağın yaşadığı talihsiz kazanın ardındaki sır perdesi, ses kayıtlarının çözülmesiyle aralandı. Bakan Uraloğlu, uçağın kuleyle sürekli temas halinde olduğunu ve yaşanan elektrik arızasının trajik olayın fitilini ateşlediğini belirtti.
Uraloğlu’nun aktardığına göre, pilotlar elektrik arızasını fark ettikten kısa bir süre sonra havalimanına geri dönme talebinde bulunmuş. Bu talep, havacılık jargonunda “PAN-PAN, PAN-PAN, PAN-PAN” şeklinde, yani acil durumun bir alt seviyesi olarak iletilmiş. Kule de bu çağrıya hemen yanıt vererek uçağı yönlendirmeye başlamış. Ancak, uçağın sistemleri tamamen devre dışı kaldığı için manuel yönlendirme çabaları devreye girmiş. Bakan, son anlarda pilotun en üst seviye acil durum çağrısı olan “MAYDAY” ifadesini kullanmamış olsa da, bunun için ayrılmış özel bir tuşu devreye aldığını, kulenin de bu durumu bir şekilde algıladığını ifade etti. Ne yazık ki, uçak yeterli irtifayı sağlayamadan ve havalimanına yaklaşamadan Haymana civarında kazazede oldu.
Kaza sonrası en kritik parçalardan olan, halk arasında “kara kutu” diye tabir edilen ses ve veri kayıt cihazlarının ağır hasar gördüğünü dile getiren Uraloğlu, bu cihazları çözebilen Rusya, İngiltere, Fransa ve ABD gibi sayılı ülkeler arasında, Libya ile yapılan istişareler sonucunda Fransa’nın üretici olması nedeniyle İngiltere’de incelenmesine karar verildiğini belirtti.
İngiltere’deki incelemeler sonucunda ses kayıt cihazından edinilen bilgiler oldukça çarpıcı: Uçak 23 Aralık saat 20.17’de havalandıktan sadece 2 dakika sonra, pilotlar ikinci jeneratörün devre dışı kaldığını bildiriyor. Yaklaşık 13-14 saniye sonra ise üçüncü jeneratör de aynı kaderi paylaşıyor. İlk jeneratörle ilgili net bir bilgi olmasa da, ilerleyen konuşmalarda tüm jeneratörlerin devre dışı kaldığı, sonrasında sistemin tekrar geldiği ve akabinde havalimanına geri dönüş talebinde bulunulduğu anlaşılıyor.
Uraloğlu, “Uçağın havalanmasından düşüşüne kadar toplam 37 dakikalık bir süreç var. Yaklaşık 27-28. dakikaya kadar uçakla sürekli irtibat halindeyiz ve havalimanına yönlendiriliyor.” dedi. Ancak 27. dakikadan itibaren sağlıklı iletişimin kurulamadığını, uçağın irtifa kaybetmeye başladığını ve son 37. dakikanın sonunda gözlerden kaybolduğunu ve düştüğünü aktardı.
Bakan, olaya ilişkin soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı. Ses kayıt cihazındaki bilgilerin, kazanın sürecini ve olası sebeplerini aydınlatma noktasında yeterli veriler sunduğunu ancak nihai kararın adli kovuşturma ve bilirkişi raporları sonucunda verileceğini ekledi. Veri kayıt cihazının (FDR) ise çok eski ve ciddi hasarlı olması nedeniyle henüz bilgi elde edilemediğini, ancak ses kayıtlarının düşüş sebebini önemli ölçüde netleştirdiğini ifade etti.
Bakan Uraloğlu, açıklamasının ikinci kısmında, 6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin vurduğu bölgedeki bakanlık çalışmalarına değindi. Depremde yitirdiğimiz canlara rahmet, yakınlarına sabır dileyerek, bölgedeki yoğun kar yağışı altında başlayan arama kurtarma ve altyapı çalışmalarının hızına dikkat çekti.
Bakanlık olarak 3 bin 200 iş makinesini bölgeye seferber ettiklerini belirten Uraloğlu, bazı özel yapılar dışında ulaşım sistemlerinin büyük ölçüde ayakta kaldığını, ancak hızlı müdahalelerle yolların ve ulaşım ağlarının derhal aktif hale getirildiğini söyledi. Acil bakımların ardından kalıcı onarımların da genel itibarıyla tamamlandığını dile getirdi.
Depremde ciddi hasar gören Hatay Havalimanı pistinin onarımına özel bir vurgu yapıldı. İlk etapta sadece boş iniş ve dolu kalkışlara izin verilirken, yapılan kapsamlı onarımlarla artık tamamen yüklü iniş ve kalkışların mümkün hale geldiği belirtildi. Yeni pist çalışmalarının da hız kesmeden devam ettiği müjdesi verildi.
Deprem konutlarının yeni yerleşim yerlerinin yollarının yapımında da büyük bir gayret gösterildiğinin altını çizen Uraloğlu, “Yaklaşık 293 kilometrelik deprem konutlarının yollarını Bakanlık ve Karayolları Genel Müdürlüğü olarak biz inşa ettik. Toplamda bölgeye yaklaşık 80 milyar liralık devasa bir yatırım gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı. Bu yatırımlar sayesinde bölgede günlük hayatın akışında “ulaşım problemi kalmadığını” gururla ifade etti.
Bakan Uraloğlu, yapılan tüm bu çalışmaların yanı sıra, geleceğe yönelik planların da olduğunu dile getirdi. Özellikle İskenderun ve Hatay arasındaki tek geçiş noktası olan Belen Geçidi’ne alternatif bir otoyol çalışmasının başlatıldığını belirterek, bölgenin ulaşım altyapısını daha da güçlendirme hedeflerinin devam ettiğini sözlerine ekledi.
Muhtemel.net, ziyaretçilerine Gündem, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Magazin, Sağlık, Spor, Teknoloji ve Yaşam gibi çeşitli kategorilerde zengin içerikler sunan bir platformdur. İlginizi çeken konularda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi keşfedin.