Küresel piyasalar, ABD Başkanı Trump’ın Grönland konusundaki sert tutumu ve Avrupalı liderlerden gelen misilleme sinyalleriyle yeni bir tarife savaşının eşiğinde gergin bekleyişini sürdürüyor. Altın rekor kırarken borsalar düşüşe geçerken, gözler Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’na ve Trump’ın kritik açıklamalarına çevrildi. Ayrıca, Fed başkanlığı koltuğu için yeni bir adayın açıklanması olasılığı da piyasaları meşgul ediyor. Türkiye’de ise Borsa İstanbul küresel rüzgara rağmen rekor kapanışlara imza atıyor.
Dünyanın dört bir yanında süregelen jeopolitik gerilimlere, bir de üstüne yeni tarife tehditleri eklenince, varlık fiyatları adeta bir gelgitin ortasında kaldı. Yatırımcılar, piyasalardaki risk iştahlarını yeniden gözden geçirmeye iten bu çalkantılı atmosferde, dikkatlerini İsviçre’nin Davos kasabasına çevirdi.
ABD Başkanı Trump’ın Grönland konusundaki sert ve ‘ben bilirim’ tavrı ile Avrupalı liderlerden gelen misilleme sinyalleri, piyasalarda adeta bir fırtına etkisi yarattı. Washington’dan gelen, Grönland’ı satın alma planına destek vermeyen 8 Avrupa ülkesine karşı 1 Şubat’tan itibaren yüzde 10, ardından 1 Haziran’da yüzde 25’e çıkacak gümrük vergisi uygulama kararı, herkesi şaşkına çevirdi. Trump’ın bu tarifelerin, Grönland anlaşması sağlanana kadar yürürlükte kalacağını açıklaması ise tansiyonu iyice yükseltti.
Avrupa’dan gelen tepkiler de gecikmedi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Çıkarlarımızı ve üreticilerimizi koruyacağız" diyerek duruma el koydu. Belçika Başbakanı Bart De Wever ise Avrupa’nın kendi teknolojik platformlarını kurması gerektiğini, aksi takdirde Trump’ın kendileriyle "oynamaya devam edeceği" uyarısında bulundu. Bu karşılıklı atışmalar, piyasalarda yeni bir ticaret savaşının kapıda olduğu korkusunu körükledi.
Pazartesi günü tatil nedeniyle kapalı olan New York borsası, salı günü açılışla birlikte yoğun bir satış baskısı yaşadı. Yatırımcıların riskten kaçınma eğilimi, güvenli liman arayışını tetikledi. Bu süreçte altının onsu rekor seviyelere ulaşarak tarihi zirvesini 4 bin 854 dolara taşıdı. Öte yandan, ABD tahvillerindeki satışlar borçlanma maliyetlerini artırırken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi Ağustos 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine, yüzde 4,3160’a çıktı. Danimarkalı emeklilik fonu AkademikerPension’ın ABD tahvillerinden çıkma kararı da bu durumu tetikledi.
Dolar endeksi, yüzde 0,8’lik keskin bir düşüşle 22 Ağustos 2025’ten bu yana en sert günlük kaybını yaşadı. Brent petrolün varil fiyatı ise jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yüzde 0,4 artışla 63,7 dolarda seyretti. New York borsasında S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones endeksleri önemli oranlarda değer kaybetti. Avrupa borsaları da benzer bir satıcılı seyir izledi; İngiltere, İtalya, Fransa ve Almanya endeksleri günü eksiyle kapattı. Asya piyasaları da bu dalgalanmadan nasibini aldı, Japonya tahvil faizleri tüm zamanların en yüksek seviyelerini gördü.
Tüm bu gelişmelerin ardından gözler, bugün bir kez daha İsviçre’nin Davos kasabasına çevrildi. Başkan Trump’ın Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantısında yapacağı konuşma, özellikle Grönland ve tarifeler konusunda vereceği mesajlar açısından kritik önem taşıyor. Trump, verdiği bir röportajda Davos’ta Avrupa ile bir çıkış yolu bulabileceklerini ima etti. Bu sözler, gergin bekleyişi bir nebze olsun hafifletme umudu yarattı.
Jeopolitik ve ticari gerilimlerin yanı sıra, ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığı koltuğuna Jerome Powell’dan sonra kimin oturacağı da piyasaların merakla beklediği bir başka konu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Davos’ta gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni başkan adayının önümüzdeki hafta Trump tarafından açıklanabileceğini dile getirdi. Analistler, yeni başkanın Trump’ın düşük faiz politikasını sürdürmesi halinde kısa vadede piyasaların olumlu tepki verebileceğini, ancak orta ve uzun vadede Fed’in bağımsızlığına yönelik ciddi endişeler yaratabileceğini belirtiyor.
Yatırımcıların radarına giren bir diğer nokta ise makroekonomik veriler. ABD’de yarın açıklanacak büyüme verileri ile Fed’in yakından takip ettiği enflasyon göstergelerinden kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi verileri, piyasaların yeni rotasını çizecek önemli göstergeler arasında yer alıyor.
Küresel piyasalar çalkantılı bir süreçten geçerken, yılın ilk ayında dünya borsalarından pozitif yönde ayrışan Borsa İstanbul adeta bir kahraman gibi yükseliyor. BIST 100 endeksi, dün günü yüzde 0,45 değer kazanarak 12.805,81 puanla rekor seviyeden tamamladı. Dolar/TL ise dünü yatay bir seyirle 43,2730’dan kapattı.
Piyasalar Trump’ın hamlelerini takip ederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesi de gündemin önemli maddeleri arasındaydı. Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra, Suriye’deki gelişmeler ve DEAŞ ile mücadele ele alındı. Erdoğan, Suriye’nin birlik, beraberlik ve toprak bütünlüğünün Türkiye için önemini vurgularken, Trump görüşmeyi "Çok iyi bir telefon görüşmesiydi" şeklinde değerlendirdi.
Analistler, bugünün yurt içinde veri gündeminin sakin seyredeceğini, yurt dışında ise İngiltere’de enflasyon, Euro Bölgesi’nde ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması ve ABD’de haftalık mortgage başvuruları gibi yoğun bir veri akışının beklendiğini ifade ediyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.900 ve 13.000 puanın direnç, 12.600 ve 12.500 puanın ise destek konumunda olduğunu belirtiyorlar. Küresel risk algısının derinleştiği bu dönemde, yatırımcıların adımlarını temkinli atması gerektiğini vurguluyorlar.
Muhtemel.net, ziyaretçilerine Gündem, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Magazin, Sağlık, Spor, Teknoloji ve Yaşam gibi çeşitli kategorilerde zengin içerikler sunan bir platformdur. İlginizi çeken konularda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi keşfedin.