Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, çocuk suçluluğuyla mücadele, 18 yaş altı ceza sorumluluğuna yönelik yeni taslaklar ve devam eden Rojin Kabaiş soruşturması hakkında detaylı açıklamalar yaptı. Bakan Tunç, ayrıca yargı bağımsızlığına vurgu yaparak, geçmişteki vesayetçi yargı anlayışıyla bugünkü milli iradeye saygılı yargı sistemini karşılaştırdı ve hiçbir sorumlunun yanına kar kalmayacağını belirtti.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, son dönemde yaşanan ve tüm toplumu derinden sarsan çocuk ölümleri ve suça sürüklenen çocuk vakaları üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Bartın Üniversitesi’ndeki bir törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tunç, özellikle 18 yaş altı suça karışan çocuklara yönelik yasal düzenleme beklentilerine açıklık getirdi.
Bakan Tunç, Ahmet Minguzzi ve Atlas gibi evlatlarımızı kaybetmenin acısını paylaştıklarını belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla bu konudaki eksikliklerin giderilmesi için topyekün bir mücadele başlattıklarını ifade etti. Amaç, çocukları suça sürüklenmekten korumak ve suça karışanlarla ilgili etkin yaptırımlar geliştirmek.
Adalet Bakanlığı olarak titiz bir çalışma yürüttüklerini söyleyen Tunç, Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan 18 yaş altı ceza sorumluluğu düzenlemesini masaya yatırdıklarını aktardı. Mevcut durumda 12 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu bulunmazken, 12-15 yaş grubuna yarı oranında, 15-18 yaş grubuna ise üçte bir oranında ceza indirimi uygulanıyor.
Bakan Tunç, dünya genelindeki uygulamaları da incelediklerini vurgulayarak, hazırladıkları taslakta hakimlere daha fazla takdir yetkisi tanınmasını önerdiklerini belirtti. Bu öneri, her vakanın kendi özelinde, çocuğun suç işleme eğilimi ve geçmiş durumu gibi faktörler göz önünde bulundurularak değerlendirilmesini sağlayacak. Bu taslak, Meclis Grubu’nda paylaşıldı ve konu, Meclis’te daha geniş katılımlı bir araştırma komisyonu tarafından inceleniyor.
AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığındaki komisyonun çalışmalarını yakından takip ettiklerini ifade eden Tunç, komisyon raporu sonrasında yasal düzenleme ihtiyacının tekrar gündeme geleceğini kaydetti.
Bakan Tunç, çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının önüne geçmek için daha önce 11. Yargı Paketi‘nde cezaları artırdıklarını hatırlattı. Ceza adaletinin etkinliğini güçlendiren bu tür düzenlemelerin 10. ve 11. yargı paketlerinde önemli yer tuttuğunu belirtti.
“Çocuklarımızı suça iten nedenleri Meclisimizde araştırarak, çözüm önerilerini de ortaya koyarak, ceza hukuku anlamında yapılması gerekenleri gündemimizde tutmaya devam edeceğiz” diyen Tunç, hayatını kaybeden çocuklara rahmet dileyerek, yargı teşkilatının hiçbir sorumlunun yanına kar bırakmama noktasında büyük hassasiyet gösterdiğini sözlerine ekledi.
Gazetecilerin Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmadaki yeni gelişmeler hakkındaki sorusunu da yanıtlayan Bakan Tunç, soruşturmanın titizlikle sürdüğünü ifade etti. Ölüm sebebinin suda boğulma olarak belirlenmesine rağmen, öncesinde herhangi bir şiddete maruz kalıp kalmadığının detaylıca araştırıldığını vurguladı.
Soruşturma kapsamında dijital materyallerin incelendiğini, ifadelerin alındığını ve şüpheli görülen kişilerden DNA testleri yapıldığını belirten Tunç, tüm bu delillerin adli tıp süreçlerinde değerlendirildiğini aktardı. Özellikle Rojin’in cep telefonundaki bilgilere ulaşma çabalarının devam ettiğini, İspanya Adalet Bakanı ile bizzat görüştüğünü ve 10 haneli şifrenin kırılması için yoğun çaba harcandığını dile getirdi.
Bakan Tunç, Rojin Kabaiş’in ailesiyle görüştüklerini ve devletin bu tür olaylarda hiçbir şeyi gizlemediğini, sorumluların mutlaka hesap vereceğini net bir dille ifade ettiklerini aktardı. Bazı çevrelerin bu tür acılar üzerinden dezenformasyon yapmasına tepki göstererek, “Yargı, devlet üniversiteye yeni başlamış bir kızcağızın hakkını korur. Onun hakkını, hukukunu korumak devletin görevidir” dedi. Kim olursa olsun, unvanı ne olursa olsun bilgi gizlemenin söz konusu olamayacağının altını çizdi.
Sivas ziyaretinde çekilen bir videonun “yargı bağımsızlığı” üzerinden eleştirilmesine de değinen Bakan Tunç, bu tür iddialara sert çıktı. Bugüne kadar 62 il ziyareti gerçekleştirdiğini ve her yerde il protokolüyle doğal bir karşılama ve istişare süreci yaşadığını belirtti.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Sivas’taki programda Adalet Bakanı’nın yanında Başsavcı ve HSK Başkanvekili’nin bulunmasını yargı bağımsızlığına aykırı olarak lanse etmesine tepki gösteren Tunç, HSK Başkanvekili’nin Sivaslı olmasının ve il protokolüyle birlikte bulunmasının son derece doğal olduğunu vurguladı. “Biz devletin Bakanıyız, milletin seçtiği kabinenin üyesiyiz, dolayısıyla hiçbir ayrım yapmadan ile geldiğimiz zaman herkes programlarımıza davetlidir” ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç, “Parti devleti” eleştirilerine ise oldukça keskin bir yanıt verdi. 27 Mayıs darbesini ve Adnan Menderes’in yargılanmasını hatırlatarak, “Yassıada zihniyetinin bize parti devleti dersi vermeye hiçbir hakkı ve haddi olamaz” dedi. Yargı bağımsızlığı konusundaki eleştirilerin aslında CHP’nin eski, vesayetçi yargı anlayışına duyduğu özlemin bir göstergesi olduğunu savundu. Onların hukuk devleti anlayışının, Adnan Menderes’i asan 27 Mayıs yargısı veya cübbelerini darbecilerin önüne seren 28 Şubat yargısı olduğunu söyledi.
Tunç, yargıyı “birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardıklarını ve milletin yargısı haline getirdiklerini” vurguladı. “Yargımız milli iradeye saygı duyan, darbecinin değil milli iradenin yanında olan” bir yapıya kavuştuğunu belirterek, 15 Temmuz’da yargı mensuplarının darbecilere karşı nasıl mücadele ettiğini hatırlattı. Bu durumun bazı kesimler tarafından “hazmedilemediğini” ifade etti.
“Yargı yolsuzluktan, rüşvetten, rüşvetçiden hesap sormasın istiyorlar ama yargı artık vesayetçiye de geçit vermez” diyen Bakan Tunç, milletin yargısının, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenden, yolsuzluk ve hırsızlık yapandan da hesap soracağını belirtti.
Eski, darbeciden ve vesayetçiden yana olan yargı sisteminin tarihin tozlu sayfalarına karıştığını vurgulayan Tunç, artık 12 Eylül darbecilerini yargı huzuruna çıkaran, 28 Şubat mağduru üniversite kızlarının hakkını arayan bir yargı sistemi olduğunu söyledi. “Cumhuriyet Halk Partililerdi, ‘yargılanmasın’ diyorlardı” diyerek, bu konudaki tutum farklılığını bir kez daha gözler önüne serdi. “Yargı anlayışımız bağımsız ve tarafsız, milletin iradesine sahip çıkan yargı sistemidir” diyerek sözlerini tamamladı.
Muhtemel.net, ziyaretçilerine Gündem, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Magazin, Sağlık, Spor, Teknoloji ve Yaşam gibi çeşitli kategorilerde zengin içerikler sunan bir platformdur. İlginizi çeken konularda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi keşfedin.