Üç yıl önce yaşanan büyük felaketin ardından, Türkiye hem acılarını sarmaya hem de devasa bir yeniden inşa sürecini yönetmeye devam ediyor. Kaybedilen canların anısı, yürütülen kurtarma operasyonlarının büyüklüğü ve kurulan yeni yaşam alanlarıyla bir ülkenin yeniden doğuş mücadelesi bu haberde.
Üç yıl önce, 6 Şubat’ta şafak sökmeden, Türkiye Pazarcık’ta 7,7 ve öğleden sonra Elbistan’da 7,6 büyüklüğündeki çifte depremle sarsıldı. Bu devasa felaket, 120 bin kilometrekarelik bir alanda 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkiledi; 11 ilimizi, 124 ilçemizi ve 6 binden fazla köy ile mahallemizi adeta haritadan sildi. Acı ve yıkımın izleri derin olsa da, bu tarih aynı zamanda bir ulusun kenetlenme, direnme ve yeniden doğuş mücadelesinin de başlangıcı oldu. Asrın felaketinde 53 bin 537 canımızı yitirdik, 107 bin 213 vatandaşımız yaralandı.
Felaketin hemen ardından ilan edilen milli yas ve OHAL süreciyle birlikte, devletin tüm imkanları, adeta bir can havliyle afet bölgesine akın etti. Kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve binlerce gönüllü, zamanla yarışarak bölgeye su, gıda, ilaç ve giyecek ulaştırmak için canla başla çalıştı.
Depremin vurduğu 39 bin enkazda arama, 26 binden fazla binada ise arama kurtarma faaliyetleri yürütüldü. Bu mücadelede, 11 bin 488’i uluslararası olmak üzere toplam 35 bin 250 arama kurtarma personeli ve 142 bini aşkın güvenlik görevlisi, toplamda 650 bin kişilik bir ordu sahada görev yaptı. Her bir yaşam belirtisi için verilen bu mücadele, umudun hiç tükenmediğini gösterdi.
Deprem bölgesine ulaşmak için 20 binin üzerinde araç ve ağır iş makinesi, havada 141 helikopter, 182 uçak ve denizde 23 gemi durmaksızın çalıştı. Türk Hava Yolları öncülüğünde 13 bin 701 seferle 2 milyondan fazla yolcu ve 712 kargo seferiyle 32 bin 770 ton yardım malzemesi bölgeye taşındı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın gemileri, yaralıları tahliye etmek ve yardım götürmek için adeta yüzen hastanelere dönüştü. Yerli ve milli insansız hava araçları ise arama kurtarma ve koordinasyon çalışmalarına kritik destek verdi. Afetzedelerin güvenli bölgelere tahliyesi için kara, hava ve deniz yoluyla 3 milyon 549 bin 443 kişi, bu eşsiz dayanışma köprüsünden faydalandı.
Milyonlarca insan evsiz kalmışken, hızlıca geçici barınma çözümleri üretmek hayati önem taşıyordu. Afetten etkilenen 11 ilde, adeta sıfırdan kurulan 350 çadır kentte 645 bin çadır kuruldu ve yaklaşık 2,5 milyon afetzedeye sıcak bir yuva sağlandı. KYK ve MEB yurtları dahil toplam 1 milyon 188 binden fazla afetzede misafir edildi. Ardından, daha kalıcı geçici çözümler olarak 428 konteyner kentte 220 bin konteyner kuruldu ve 707 bin afetzede burada yaşamaya başladı. Bu konteyner kentler sadece birer barınak değil; beslenme, eğitim, sağlık ve sosyal donatı alanlarıyla mini şehirler olarak tasarlandı.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), deprem bölgesinde 57 tabur ve 100 arama kurtarma timi olmak üzere 40 binden fazla personelini seferber etti. 29 arama kurtarma köpeği de bu kahramanca çabalara omuz verdi ve 327 kişi enkaz altından sağ çıkarıldı. TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar gibi gemiler, yardım malzemesi taşımacılığının yanı sıra, adeta yüzen hastaneler olarak sağlık hizmeti sundu. Kışlalar ve askeri tesisler afetzedelere kapılarını açarken, askeri fabrikalar 7/24 esasıyla çadır ve konteyner üretti. Mehmetçik Okulları açıldı, sahra mutfakları ve fırınlarıyla günlük 160 bin sıcak yemek ve 400 binden fazla ekmek üretildi, 7,2 milyon vatandaşa sıcak yemek ulaştırıldı.
Felaketin yarattığı tahribatın izlerini silmek ve şehirlerimizi yeniden inşa etmek için eşi benzeri görülmemiş bir bütçe seferber edildi. Merkezi Yönetim Bütçesi’nden, 2025 yılı sonuna kadar 3,6 trilyon lira (yaklaşık 91,5 milyar dolar) harcanması planlanıyor. Bu devasa bütçe, sadece kaybedilenin yerine konması değil, aynı zamanda daha güvenli, dirençli ve modern şehirler inşa etme vizyonunu taşıyor.
Depremzedelerin en temel ihtiyacı olan barınma konusunda büyük bir ivme yakalandı. Bugüne kadar düzenlenen kura törenleriyle 433 bin 667 konut ve 21 bin 690 iş yerinin hak sahipleri belirlendi. Hatta, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı törenle 455 bininci konutun anahtarı sahibine teslim edildi. Bölgedeki inşaat faaliyetlerinde, adeta bir rekor kırılarak saatte 23, günde ortalama 550 konut üretilme hızına ulaşıldı. Bu konutlar sadece dört duvardan ibaret değil; parkları, kültürel alanları ve sosyal donatılarıyla bütüncül bir yaşam alanı olarak tasarlanıyor.
Eğitim hayatının aksamaması için 13 bin 321 yeni derslik inşası ve 2 bin 776 dersliğin güçlendirilmesi için 72 milyar liranın üzerinde harcama yapıldı. Hedef, deprem öncesine göre derslik sayısında yüzde 15 artış sağlamak. İş gücü piyasasını desteklemek amacıyla 60 bin 582 kişiye işbaşı eğitimleri ve meslek kursları sağlandı, yaklaşık 2,9 milyar lira kaynak aktarıldı. Yerel yönetimlere altyapı yatırımları için 4 milyar liranın üzerinde nakdi destek gönderildi. Enerji altyapısı, kara ve demir yolları onarımları için de milyarlarca liralık yatırımlar sürüyor. Tarım sektörüne 17,4 milyar lira destek sağlanırken, sanayi ve küçük sanayi sitelerinin toparlanması için 17,6 milyar liralık kaynak harekete geçirildi. Bölgenin ekonomik kalbi yeniden atmaya başlıyor.
Yeniden yapılanma süreci sadece şehir merkezleriyle sınırlı kalmadı. Yerel ekonomiyi canlandırmak amacıyla 11 ilde 43 bin yeni dükkan inşa edildi. 4 bin 333 köyde yürütülen çalışmalarla 63 bin köy evi tamamlanarak teslim edildi. Türkiye’nin çevre uzunluğuna eşdeğer, 11 bin kilometrelik altyapı projesi hayata geçirildi. Kırsal nüfusun yerinde kalmasını sağlamak için aslına uygun şekilde inşa edilen köy evleri ve dükkanlar, deprem bölgesindeki hayatın normale dönmesinde kritik bir rol oynamaya devam ediyor.
Muhtemel.net, ziyaretçilerine Gündem, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Magazin, Sağlık, Spor, Teknoloji ve Yaşam gibi çeşitli kategorilerde zengin içerikler sunan bir platformdur. İlginizi çeken konularda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi keşfedin.